Yazı · 23 Ekim 2026

Şamanizm nedir? Sibirya’dan Anadolu’ya kam geleneği

“Şaman” kelimesi bugün çok geniş anlamda kullanılıyor: Amazon’daki şifacılardan hafta sonu atölyelerine kadar. Oysa kelimenin bir kökeni, kavramın da belirli bir coğrafyası var. Bu yazıda şamanizmin ne olduğuna, Türklerin “kam” geleneğine ve bu geleneğin bitkilerle kurduğu bağa bakıyoruz.

Kelimenin kökeni ve anlamı

Şamanizm, trans ya da vecd hâli yoluyla güç kazandığına inanılan bir kişinin, yani şamanın, merkezde olduğu bir dinî olgudur. Şamanın hastalıkları iyileştirdiğine, ruhlar âlemiyle iletişim kurduğuna ve çoğu zaman ölülerin ruhlarına o âleme kadar yol gösterdiğine inanılır [1].

Kelime Sibirya’daki Tunguz dillerinden gelir. Sanskritçe “śramaṇa” (keşiş) kelimesiyle bağlantılı olduğu da ileri sürülmüştür; ancak bu görüşü kabul etmeyen araştırmacılar da vardır [2].

Türklerde kam

Altay ve Tatar Türkçesinde şamana “kam” denir. Kelime Eski Uygur metinlerinde, Kutadgu Bilig’de ve Codex Cumanicus’ta geçer [2]. Türk dünyasında şamanizm üzerine en kapsamlı Türkçe çalışmalardan biri, Abdülkadir İnan’ın 1954’te yayımlanan “Tarihte ve Bugün Şamanizm” kitabıdır [3].

Şamanist dünya görüşünde evren genellikle üç kata ayrılır: gök, yeryüzü ve yer altı. Altaylılarda iyiliksever gök varlığı Ülgen, yer altının kötü hükümdarı ise Erlik Han’dır [2].

Davul ve ağaç: göğe çıkan yol

Kamın en önemli aracı davuldur. Altaylılarda “tüngür” ya da “çaluu” denen davul, kam olma çağrısını aldıktan sonra yapılır; çerçevesi el değmemiş ormandan seçilen kayın ya da sedir ağacındandır. Davulun yüzüne güneş, ay, hayvanlar ve ağaçlar çizilir; Altay davullarında kamı göğe taşıyan at da yer alır [2].

Ağaç bu dünyada yalnızca bir malzeme değil, bir yoldur. Dil bilimci Wilhelm Radloff’un 1884’te kaydettiği ve Mircea Eliade’nin aktardığı Altay at kurbanı töreninde, yeni kurulan bir çadırın ortasına dokuz basamak oyulmuş genç bir kayın ağacı dikilir. Kam, bu basamakları tek tek tırmanarak gökyüzünün katlarından geçer ve Bay Ülgen’in katına ulaşır [4].

Eski Türklerde kayın gibi bazı ağaçlar kutsal sayılırdı; şamanistler atalarının ağaçtan geldiğine ve ruhlarının ağaçlarda yaşadığına inanırdı [5].

Duman ve bitkiler

Şamanik törenlerde bitkiler çoğu zaman dumanla birlikte anılır. Kırgız, Kazak ve Moğol şamanizminde ardıç (arça) dumanı kötü ruhları kovar; törenlerden önce mekân ve insanlar arça ile arındırılır. Moğol ve Sibirya halkları pelin (Artemisia) dumanını da arınma için kullanır.

Sibirya’nın kuzeydoğusunda ise Koryak, Çukçi ve Evenk şamanlarının kurutulmuş sinek mantarını transa geçmek ve ruhlar dünyasına yolculuk için kullandığı kaydedilmiştir. Bu mantar zehirlidir; burada yalnızca kültürel bir kayıt olarak yer alır.

Anadolu’da bugüne ulaşan izler

Pek çok Türk topluluğu Budizm, Maniheizm ya da İslam gibi dinleri kabul etmeden önce şamanizmle iç içe yaşadı. Dil tarihçisi Zeynep Korkmaz, eski Türklerdeki ağaç kültünün bazı unsurlarının İslami dönemde de sürdüğünü inceler [5].

Ülkü Gürsoy’a göre dilek dileyerek dut ağacının dallarına bez bağlamak, eski Türk inancına dayanan bir gelenektir; Alevi-Bektaşi geleneğinde dut ağacı kutsallığını korumuş, “evin ruhu” sayılmıştır [6]. Fransız Türkolog Irène Mélikoff da Anadolu Aleviliğindeki kırklar semahının şamanik kökenlerine dikkat çekmiştir [2].

Kapıya asılan üzerlik, ocakta yakılan tohum ve ağaca bağlanan bez, bugün çoğu zaman bir “âdet” olarak yaşar; kökleri ise binlerce kilometre doğuya, bozkıra ve taygaya uzanır.

Bir not

Şamanizm tek bir din değil, birbirine benzeyen pek çok yerel geleneğin ortak adıdır. Bitki Tabanı’nda bu gelenekler, onları yaşatan toplulukların adıyla ve kaynağıyla, kültürel bir kayıt olarak anlatılır; ritüel kullanım önerisi değildir.

Yazıda geçen bitkiler

İlgili semboller

Kaynaklar

  1. Encyclopaedia Britannica: Shamanism
  2. Harun Güngör, “Şamanizm”, TDV İslâm Ansiklopedisi, 2010
  3. Abdülkadir İnan, Tarihte ve Bugün Şamanizm, Ankara, 1954
  4. Mircea Eliade, Shamanism: Archaic Techniques of Ecstasy (Radloff 1884’ten aktararak), s. 190–197
  5. Zeynep Korkmaz, “Eski Türklerdeki Ağaç Kültünün İslami Devirlerdeki Devamı”, Türk Dili Araştırmaları Yıllığı Belleten 51(1), 2003
  6. Ülkü Gürsoy, “Türk Kültüründe Ağaç Kültü ve Dut Ağacı”, Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi 61, 2013

Yazan: Edanaz Tınmazlar ·

Ücretsiz e-posta kursu: Şifalı bitkilere başlangıç

7 gün boyunca her sabah kısa, görsel bir ders: kanıtı okumak, doğru demlemek, güvenli kullanmak, doğada toplamak. Sonra her pazar haftanın bitkileri. Yazdırılabilir “Bitki–ilaç etkileşimi kartı” da hediye.