Kına gecesi
Düğünden birkaç gün önce gelinin ellerine kına yakılan gece; Türk kültüründe kınayla ilgili âdetlerin en bilineni.

Kına gecesi, düğünden birkaç gün önce yapılan ve gelinin ellerine kına yakılan gecedir; kınayla ilgili âdetlerin Türk kültüründe en bilineni budur [1]. kına, Lawsonia inermis bitkisinin ve onun yapraklarından hazırlanan toz ya da hamurun adıdır; kelime Türkçeye Arapçadaki “hınnâ”dan geçmiştir [1].
Kına yalnızca gelinlere yakılmaz. Sünnet çocuğunun avucuna, askere uğurlanan gençlere, bayramlarda ve hacdan dönenleri karşılarken de kına yakılır. Atların alınları, kuyrukları ve bacakları kınalanır; hediye edilen koçlar da kınayla işaretlenirdi. Osmanlı şehzadelerinin sünnet törenlerinde kına gecesi ziyafetleri de verilirdi [1].
Âdetin kökleri eskidir. Eski Mısır’da kına saç ve kumaş boyası olarak, mumyalamada da kullanılmıştır [1]. Hz. Âişe’den nakledilen hadislerde kına, kadının elini erkeğinkinden ayıran bir işaret olarak geçer; âlimler bunu kadınlar için kına yakmanın tavsiyesi olarak yorumlamıştır [1].
Kına gecesinde boyanan el, bir hayattan ötekine geçişi işaretler: genç kız gelin olur, delikanlı asker olur. Kına bu yüzden hem adanmışlığı hem de vedayı simgeler. Kuzey Afrika’da ve Güney Asya’da “mehndi” adıyla düğünlerde ellere ve ayaklara desen çizilmesi, aynı bitkinin aynı türden bir geçişte kullanılmasıdır.
İlgili bitkiler
İlgili semboller
Kaynaklar
Ücretsiz e-posta kursu: Şifalı bitkilere başlangıç
7 gün boyunca her sabah kısa, görsel bir ders: kanıtı okumak, doğru demlemek, güvenli kullanmak, doğada toplamak. Sonra her pazar haftanın bitkileri. Yazdırılabilir “Bitki–ilaç etkileşimi kartı” da hediye.
Telegram kanalında her akşam bir bitki → Bildirimle gelir, e-posta gerekmez.